İlber Ortaylı – Eski Dünya Seyahatnamesi
Balkanlar ve Ortadoğu’nun eski havasını muhafaza ettiği günlerdeki gezilerden edinilen izlenimlerini içermektedir.
5/16/20262 min read
İlber Ortaylı
Eski Dünya Seyahatnamesi Bölüm 1
Ortadoğu...
İlber Ortaylı, Ortadoğu’yu anlatan yeterince eser olmadığını, yıllarca Osmanlı’da kalmış bir yere dair Evliya Çelebi olmasa neredeyse hiçbir bilgimizin bulunmadığını söylemektedir.
Ayrıca atalarımızın Anadolu’ya gelmeden önce birkaç asır boyunca içinde yaşadığı; edebiyatımızın ve dilimizin yaklaşık %40’ını oluşturan İranî ve Fars kültürünü tanımamız gerektiğini ifade etmektedir. Ortadoğu coğrafyasının en renkli bölümünün Türkiye – Suriye – Lübnan – Filistin hattı olduğunu ifade etmektedir.
Sayfa 23 – Sayfa 29
Güneyimizdeki ülkelerin askerlik ve bürokrasi geleneğinin güçlü olmadığını; disiplinlerinin ve toplumsal bilinçlerinin zayıf olduğunu, ayrıca hırslarında süreklilik bulunmadığını belirtmektedir. Bunun yanında kendi dillerindeki edebiyatlarına ve geleneklerine oldukça düşkün olduklarını; yaşadıkları günün ve bulundukları çevrenin tadını çıkarmayı bildiklerini ifade etmektedir.
Bazı Notlar:
Akdeniz Kıyıları...
Kitapta İtalyan politikacı Tullia Carettoni Romagnoli’ya ait bir kesitten söz edilmektedir.
“Bütün kabahat Fransa’nındır. İspanya, İtalya, Türkiye ve Yunanistan önüne düşüp bir Akdeniz birliği kurmak yerine Almanya ve Benelux bloğunun peşine takılıyor. Bunun bedelini ödeyecek.”
şeklinde ifade etmektedir.
Aynı zamanda İlber Ortaylı, Kuzey Akdeniz’in Kuzey Avrupa’dan daha ilginç ve ümit verici olduğunu düşünmektedir.
Adriyatiğin Kraliçesi: Venedik
Adriyatik Denizi’nin kuzeyindeki sığ lagünlerin üzerine kurdukları şehir ile Akdeniz’in en zengin ve güçlü şehirlerinden biri olmayı başarmışlardır.
İşgali kolay değildir. İşgale gelen gemiler, değişen kum tabakalarına oturup kalmaktadır. Bu değişikliği izleyen ve anlayan sadece kendileridir.
Ortaylı: "1747'de Fransa bir antlaşma ile Venedik'i yuttu ve Adriyatik kraliçesini ortadan kaldırdı."
Almanya Hakkında
Almanların genelde kendinden emin olduklarını; ancak işlerini kaybetme ihtimali ortaya çıktığında canavarlaşabildiklerini ifade etmektedir.
Nazizm’i destekleyenlerin; işsiz insanlardan ziyade işini kaybetmekten korkan korkan kesimin olduğunu ifade etmektedir.
Parti isminin "Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei" yani Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi seçilmesi afişlerin işçi sınıfına yönelik olması bunun kanıtı niteliğindedir.
More detailsEntry of the French into Venice and the removal of the horses of the Basilica of Saint Mark








İletişim
E-posta
© 2026. All rights reserved.